« Önceki | Sonraki »

19/2/2008

MAHMUT DERVİŞ

çizim:mano solo

- Özür dilerim bu soru yersiz, kaba görülebilir. En uç anlamıyla, sizin kullandığınız şekliyle bugün şiir, dine bir alternatif olabilir mi?

William Blake, imgelemin yeni bir din olduğunu söyler. Bütün romantik akımlar şiirsel ilhamı dinî ilhamın ve peygamber ilhamının yerine koymayı istemişlerdir. Şiirle dinin aynı kaynaktan doğduğunu düşünüyorum, ama şiir tek tanrıcı değildir. Heidegger’in dediği gibi, şiir tanrılar atar.

Şiir kendisine karşı da sürekli bir başkaldırı içerisindedir, sürekli bir değişim içerisindedir. Din ise durağandır, değişmez ve süreklidir. Bilinmezin ardından koşma, onu bulmaya çalışma şiir ve dinin ortak özellikleridir denebilir. Şiir görünmeyenin, bilinmeyenin içine çözüm üretmeden yayılır. Din ise bir, bazen birden fazla çözüm bulur tüm verilere. Marxizm’in en büyük problemi, bazı zamanlar, dine dönüşmüş olması değil midir?

-Yannis Ritsos’un şiirinizi “epik lirizm” diye sınıflandırması şaşırtıcıydı. Bu sınıflanmaya katılıyor musunuz, bu şiir mümkün müdür, bugün hâlâ, batıda destanın yüzyıllar önce kaybolmuş bir tür olduğunu, lirizmin pek çok eleştiriye uğradığını da gözeterek yorumlar mısınız?

 

Epik şiir, geleneksel anlamıyla algılarsak, uzun süre önce yok olmuştur. Hegel’in de öngördüğü üzere, epik şiir eski uygarlıklara bağlıdır. Lirizm ise her zaman var olmuştur; çünkü her zaman bir “ben”in çoğulluğunu bünyesinde taşımaktadır. Bu tip şiir ayrıntıları, bir halkın ruhunun parçalarını dile getirir. Halktan daha çok, halkı oluşturan bireylerle ilgilenir. Bu kavramlar elbette Arap şiirinde güçlü bir şekilde yoklar; batı dillerinden çevrilmişlerdir. Batı dünyası’nda, lirizmin ne epik ne de dramatik olduğu; tiyatroya yaraşır bir duygu olduğu söylenir. Tam tersine bizim Arap Edebiyatı ise başlangıcında, kökende liriktir; ama sonra diğer akımları takip eder. Arap edebiyatında da çeşitli türler vardır. Ritsos benim şiirimi “epik lirizm” olarak tanımlarken, şiirin mimarisini yapısını ve bu yapı içindeki sesin çeşitliliğinden bahsetmek istemiştir. Sadece benim sesim değil, başkalarının da sesi de var ki bu bir grubu ima eder.

Şiirim sınırlı ve kişisel bir mekânda, alanda yer almıyor; ama tarihî ve coğrafik bir plan üzerinde geniş bir alanda bulunuyor. Bu noktada bazı metinlerim, epik şiiri çağrıştırabilir. Bu şiirlerdeki lirizm ne kişisel ne de bireysel; kolektif lirizmdir. Bu da ne tamamen lirik ne de tamamen epik bir şiiri işaret eder. Arap dünyasında da lirizm ağır saldırılara, eleştirilere uğradı. Genç şairler kavramlara hakimiyetlerini biraz kaybettiler; sürekli olarak romantizm ile lirizmi birbirine karıştırıyorlar.

 

Çeviri :Ali Kozan

Not: Mahmut Derviş, 1941 Filistin doğumlu. Filistin direnişinin sembol şairlerinden. Bu metin, şairin Humanité’de yayınlanan fransızca söyleşisinden çevrilmiştir.

 

Çeviri söyleşinin tamamı, Hece Dergisi'nin Nisan 2008 tarihli sayısında yayımlandı.


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

>